Yabancı bir dil olarak Türkçe öğretiminde konuşma becerisinin geliştirilmesinin, okumaya ve dinlemeye  –tabiki anlayarak- dayalı olduğunu yazmıştım en son.

Bebekleri düşünün bir an. Bir bebek konuşmaya başlamadan önce en az dokuz ay etrafını izler ve dinler pür dikkat, sonra konuşmaya başlar. Ve yine şöyle bir düşünürseniz kendisiyle konuşulan, sağlıklı iletişimin olduğu bir çevrede büyüyen bebekler yaşıtlarından önce ve daha güzel konuşurlar.

Önce zihnin dolması gerek. Bu yabancı dil öğretiminde de geçerli olan bir süreç. Bu yüzden yabancı bir dili, o dilin konuşulduğu ülkeye gidip bir süre kaldığımız da daha çabuk ve kolay öğreniriz. Hedef dil, zihnimize hücum ve nüfuz eder çünkü.

Bizler, yabancı bir dil olarak Türkçe öğretirken öğrencilerimizin konuşma becerilerinin gelişmesi için dinleme ve okuma uygulamarına önem vermeliyiz bu yüzden. ‘’Ne kadar köfte o kadar ekmek’’ hesabı.

Şimdi, bu noktada karşımıza esaslı bir soru çıkıyor: ‘’Öğrencilerimizin, Türkçe okuma ve dinleme beceririlerinin gelişmesi için -hangi düzeyde- ne dinletip ne okutacağız?’’

‘’…………………………’’

Yok, yukarıdaki bir yazma hatası değil, Lafımın bittiğinin göstergesi.

Lütfen aşağıdaki ‘’Var mı?’’ları, düzeylere uygun olarak Türkçe öğrenenler için tasarlanıp hazırlanmış öğretim materyalleri olarak düşünerek cevaplayın.

Bir profesyonel tarafından -tiyatrocu veya spiker- seslendirilmiş Türkçe Alfabe var mı?

Düzeylere göre sadeleştirilip özetlenmiş hikâyeler, romanlar var mı?

Görüntü, seslendirme ve fon müziği açısından rüküş ve sıkıcı olmayan şiir klipleri var mı?

Türkçe öğrenenlere yönelik hazırlanmış podcastler var mı?

Kültür kartları var mı?

Halk ve sanat müziği seçkileri var mı?

Profesyoneller tarafından seslendirilmiş, alt yazılı tekerlemeler ve masallar var mı?

Kültür aktarımı açısından problemli olmayan çok az sayıdaki filmin restorasyonlu hali var mı?

Profesyoneller tarafından, doğal ortamlarda canlandırılmış gündelik hayat diyaloglarını içeren videolar var mı?

İçim daraldı, yeter bu kadar ‘’yok’’.

Lütfen ama lütfen, birileri çıkıp Türkçe Öğretimi Materyalleri tasarlayıp üretsin artık!

Açıkça söyleyeyim hemen, ‘’Ben yapamam!’’. Bülbül Ötümlü Kanaryalar Derneği’ne üye olmak, yamaç paraşütü yapmak, Antep İşi öğrenmek gibi planlarım var.

Hem zaten naif planlarımı, Türkçe uğruna bir kenara fırlatıp atsam bile bir işe yaramaz. Bu, kişilerin tek başlarına halledebilecekleri bir mesele değil.

Ekip meselesi. Yaratıcılık ve tasarım meselesi. Disiplinler arası çalışma meselesi. Sermaye meselesi.

Peki, bu meseleler kördüğümü çözülene kadar biz sınıfta ne yapacağız?

Ben şunları yapıyorum mesela:

Youtube denilen çöplükte bazen saatlerce eşeleniyorum; işime yarayacak, öğretim materyali olarak kullanabileceğim bir malzeme bulmak için ve dinleyip seyrettiğim her şeye ‘’Acaba bunu sınıfta kullanabilir miyim, nasıl kullanırım?’’ mantığıyla bakıyorum. Akmasa da damlıyor.

Öğrencilerime internette Türkçe google üzerinden gazete okumak, televizyon seyretmek,  radyo dinlemek, şarkı sözlerini bulmak için gereken adresleri veriyorum. ‘’Hocam, bas bas paraları Leyla’ya ne demek?’’ sorusuna muhatap olmayı ve o anın utancını yaşamayı göze alarak.

Yazılı metinlerin –hikâye, şiir gibi- tamamı yerine düzeye uygun bölümlerini alıp kullanıyorum.

Öğrencilere her gün, bıkıp usanmadan ‘’Türkçe müzik dinleyin, televizyon izleyin, gazete okuyun’’ diyorum.

Dinlediklerini ve okuduklarını sınıfa getirmelerini, bizimle paylaşmalarını istiyorum. Mesela her gün biri, dinleyip beğendiği bir şarkıyı veya şiiri bize dinletiyor.

Başlangıç düzeyinde her gün beş dakika sınıfta televizyon izlettiriyorum.

Haftada bir gazete ve dergi okuma saati yapıyorum.

Kısacası Türkçe dinleme ve okuma becerilerini geliştirmek için bir izlenceye bağlı olarak nitelikli öğretim malzemeleri sunamasam da öğrencilerime, Türkçe dinleme ve okuma kapasitelerini geliştirmeyi kendi başlarına yapmalarını sağlamak için motive ediyorum, yol gösteriyorum ve işi akışına bırakıyorum.

Türkçe öğretiminde konuşma becerisinin geliştirilmesi konusuna devam edeceğim, ‘’telaffuz’’ başlığı altında bir sonraki yazıda.