Geçenlerde sadece mesai doldurmak için işe gittim. Dersim  yoktu. Tam kapıdan girerken yanıma okuyacak bir şeyler almadığımı fark ettim. Olası öğretmenler odası muhabbetleri zihnimde belirince daral geldi bir an. 

Okuyacak bir şeyler bulmalı!

Hemen yandaki mobilya mağazası gözüme çarptı, girdim ve bir katolog istedim. 

Tuğla kalınlığındaki katolog koltuğumun altında asansöre binerken sakinlemiştim. Okuyamazsam da en azından bakıp düşünebilir, anlamsız seslerden ve sözlerden bir miktar uzaklaşabilirdim.

Düşündüğümden fazlası oldu. 

Katoloğu incelerken yaşanılmışlık duygusu vermeyen bu yapay, kusursuz foğraflardan yola çıkarak bir yaratıcı drama uygulaması tasarladım.

Sonrasında taslağı geliştirdim ve sınıfta uyguladım, sonra tekrar geliştirdim ve başka bir sınıfta uyguladım. Hah, işte oldu!

Paylaşıyorum.

1) Öğrenciler üç-beş kişilik gruplara ayrılır.

Gruplara herhangi bir markanın ev katoloğundan kesilmiş salon, mutfak, bahçe, çocuk odası gibi fotoğraflar dağıtılır. 

Not: Gruplara dağıtılan fotoğraflar,  evin aynı birimine ait olabileceği gibi olmayabilir de. Yani bir gruba mutfak fotoğrafı verilirken diğer gruba salon fotoğrafı verilebilir. Evin aynı bölümüne ait ise –diyelim bütün gruplar yemek odası temasıyla çalışacak- farklı fotoğraflar olması gerekiyor çünkü fotoğrafların gruplar tarafından betimlendikten sonra anlatıldığı aşamada dinleyici gruplarının ilgisinin dağılmaması lazım. Sınıfta beş çalışma grubu varsa beş defa aynı yemek odasını görüp dinlemek sıkıcıdır ama her seferinde farklı bir yemek odası görüp dinlemek öyle değil.

2) Gruplardan ellerindeki fotoğrafı betimleyen bir paragraf yazmaları istenir ve on dakika süre verilir.

3) Gruplara “Bu evde nasıl bir aile yaşıyor?” sorusu yöneltilir. “Kaç kişiler? Kim ne iş yapıyor? Adları ne? Yaşları ne? Kim okuyor?” ayrıntılarını kapsayan bir paragraf yazmaları söylenir. On dakika süre verilir.

4) Gruplara bu aileyle ilgili bir sorun –iş, sağlık, eğitim- oluşturmaları ve yazmaları söylenir.

Not: Bu aşamada grupları yönlendirin. Tanımlayacakları sorun trajik olmamalıdır. Ölümcül bir hastalık gibi mesela. Eften püften bir sorun yeterlidir.

5) Yazma çalışmaları bu şekilde üç aşamada tamamlandıktan sonra yazılanların okunması istenir.

Not: Okumalarda şöyle bir yol izleyin: 

Önce betimledikleri birimi diğer gruplara gösterip sırayla okusunlar. 

Sonra evde yaşayan aile betimlemesini sırayla okusunlar.

Daha sonra tanımladıkları sorunu sırayla okusunlar. 

Bu noktada  “Niçin yazılacak pragrafların hepsini birden verip sonra hepsini birden okutmuyoruz?” sorusunu soran varsa tebrik ediyorum. Önemli bir noktayı yakalamıştır kendisi. 

Cevabım yazma kısmı için şöyle: Çünkü -birim, aile, sorun- hepsinin birden yazılması fikri öğrencilerin gözünü korkutur. Küçük parçalar halinde verildiğinde hazmı kolay olur.

Yazılacak temaların hepsini birden anlatmak sizin için, anlamak da onlar için zordur.  Türkçe sizin ana diliniz onlarınsa yabancı dili, insaflı olun.

Sorunun okuma kısmı için de cevabım şöyle: Öğrenci milleti kadar çabuk sıkılan bir millet yoktur. Bu yüzden sabır gerektiren uzun bir film değil kısa ve merak gıcıklayıcı dizi film mantığı uygulamak daha iyidir.

6) Gruplara söz konusu evlerin aynı apartmanın bir dairesi olduğu dolayısıyla ailelerin de birbiriyle komşu olduğu söylenir.

“Komşular birbirlerine yardım edebilir mi? Hangi komşu, hangi komşuya sorunun çözümü noktasında destek verebilir?”

Gruplardan bu soru üzerinde tartışmalarını istenir ve on dakika süre verilir.

Not: Artık yazmalarını istemiyoruz, yoruldular çünkü, sadece konuşsunlar.

7) Bu son aşama  “-mış gibi yapma” aşamasıdır.

Öğrenciler, apartmanın bahçesindeki çardağın altında akşam kahvesi içmek için toplanan ve birbirlerine çözüm önerilerini sunan komşuları canlandırırlar.

Not: Her grup kendi yazdığı aileyi canlandırır. Betimlenen ailedeki birey sayısı, cinsiyeti, yaşı elbette bire bir gruptaki öğrencilerle eşleşmez. Bu durumda öğrencilerin pratik zekasına müracaat edilir. Örneğin genç bir kız öğrenci yaşlı dedeyi canlandırabilir, diğer gruplardan misafir oyuncu alınabilir, yazılan kompozisyonlarda olmayan teyze Fransa’dan çıkagelir falan filan…. 

Bu rol dağıtımı aşaması öğrenciler üzerinde canlandırıcı bir etkiye sahip olup dramanın en eğlenceli kısmıdır bence.

Son bi’ not: Bu uygulama için  en az doksan dakika –iki ders saati- ayırmalısınız.