Yabancı bir dil olarak Türkçe öğretiminde B1 ve B2 kurlarında - hatta sınıf iyiyse A2 kurunda da olur- uygulanabilecek yaratıcı drama örnekleri var bu yazıda.

Evet ama…  / Bi’ de şöyle düşün…

Öğrenciler;  “Evet ama… ” ve “Bi’ de şöyle düşün…” diye söze başlayacaklar olarak ikiye ayrılır.

“Evet ama… ” grubu, endişelenen karamsarlardır. “Bi’ de şöyle düşün…” grubu, umutlu çözüm arayıcılarıdır.

Siz ortaya bir problem atarsınız, mesela: İşlerin çokluğu yüzünden kendine vakit ayıramamak, okul arkadaşlarıyla geçinememek, istediği gibi bir iş bulamamak gibi…

“Evet ama… ” grubu öğrencileri, problemle ilgili ayrıntıları, bu problemin yol açtığı duygu ve düşünceleri doğaçlama olarak söylerler. Onları dinleyen çözüm arayıcıları, çözüm önerilerini yine doğaçlama olarak sıralar.

Karamsarlar “Evet ama… ” diye başlayan cümlelerle itiraz ederken “Bi’ de şöyle düşün…” diye başlayan cümlelerle yeni çözüm önerileri getirir. En uygun çözüm bulunana kadar drama sürdürülür.

Dadaca Bilen Tercüman Aranıyor

Bu gayet eğlenceli dramada ülkemize gelen yabancının anadili Dadaca olup başka bir dil bilmemektedir. Dadaca sadece “da” sesinin tekrarından ibaret bir dildir ve yabancı “Dada dadada da” şeklinde bize anlamsız gelen bir dil konuşur.

Bir öğrenci Dadaca konuşan turist olurken bir diğer öğrenci bu nadide dilin tercümanı olur ve turistin dediklerini tercüme eder. İsteyen öğrenciler tercüman aracılığıyla Dadaca konuşan turiste sorular sorabilir.

Çok geniş bir yelpazede uygulanabilecek bu drama etkinliği için birkaç örnek durum vereyim. Tabii burada unutmamanız gereken her yeni durum için yeni bir tercüman seçmek.

Dadaca konuşan turist emniyette, ikamet izni başvuru yapıyor.

Dadaca konuşan turist dil kursunda, Türkçe kursuna kayıt olmak istiyor.

Dadaca konuşan turist emlakçıda, ev kiralamak istiyor.

Dadaca konuşan turist televizyon röportajında, Türkiye hakkında muhabirin sorularına cevap veriyor.

Dadaca konuşan turist konuk olarak televizyon programında, kendi ülkesi hakkındaki soruları cevaplandırıyor.

Kendi Sesimiz Gazetesi

Bu uygulamada ben öğrencilerin B1 ve B2’de iki veya üç kişilik küçük gruplar halinde çalışması tercih ediyorum. C1’de ise bireysel.

Gruplar kendilerine ait tek sayfalık bir gazete çıkarırlar.

Gazete  isimlerini ve mottolarını öğrenciler bulur. Sayfayı istedikleri gibi düzenlerler. Haberlerin başlıkları vardır. Sayfada en az beş haber yer alır. Bu haberler, sadece öğrencilerin kendileri ve yakın çevreleriyle ilgilidir. Bir de Türkçe öğretmenleri olarak benimle ilgili bir haber yapmalarını istiyorum yakın çevre kapsamında. Haberin yeri ve genişliği öğrencilere kalmıştır. Resim de yapıp koyabilirler gazeteye.        

Son aşamada gazeteler tanıtılır ardından duvara veya sınıf kapısına yapıştırılır.

İki ders saati bu uygulamanın açıklanması, öğrenciler tarafından hazırlanması ve sunumu için yeterli oluyor.   

Havlu Kağıt

Sınıfa bir iki rulo havlu kağıt götürülür aslında bu etkinlik tuvalet kağıdıyla yapılıyor literatürde ama ben her zaman uyarlamadan yanayım. Avrupalı için tuvalet kağıdı iyi bir veya espirili seçim olabilir ama bana göre iğrenç! Bu yüzden havlu kağıt kullanıyorum.

Öğrencilere hiçbir açıklama yapmadan havlu kağıttan istedikleri kadar parça koparıp alabilecekleri söylenir. Herkes havlu kağıttan istediği kadar parça aldıktan sonra öğrencilerden kopardıkları parça sayısınca kendileri veya ülkeleri hakkında cümlelere kurmaları istenir.

Benim Hayatım Roman

“Benim hayatım roman vallahi…” söyleminin Türk halkı arasındaki önemi ve yeri konulu bir girizgah yapıldıktan sonra öğrencilere şu soru yöneltilir: Hayatınız bir roman olsaydı adı ne olurdu? Romanın ana karakterleri kimler olurdu? Ne tür bir roman olurdu? Okuyucular bu romana nasıl tepki verirlerdi? Bu sorular hakkında düşünmeleri için beş dakika süre verin.

Sonra öğrencilerden hayatlarını anlatacak romanın kapağını tasarlamalarını isteyin ve on beş yirmi dakika yeniden süre verin. Süre sonunda tasarımlarını arkadaşlarıyla paylaşsınlar. Son olarak tasarımları sınıf duvarına asın.