Birisi gelip can dostunun kapısını vurdu. Dostu:

“Kimdir o güvenilir kişi?” diye sordu.

“Benim,” diye cevap verince gelen kişi,

 “Arkanı dönüp git o zaman, böyle bir sofrada bir hamın yeri olamaz,” dedi.

Gitti o zavallı. Bir yıl boyunca gezdi, dolaştı, dostunun ayrılığıyla yandı. Geri döndü sonra pişmiş bir halde. Başladı tavafa benzerinin evinin etrafında.

Halkayı kapıya vurdu yüz korku ve edeple; dudaklarından edepsiz bir kelime dökülmesin diye.

“Kim o?’’ dedi sevgilisi.

“Senim ey gönül alan,” diye cevap verdi.

Sevgili dostu, “Bensen ey ben. Gel şimdi içeri, ev dar çünkü almıyor iki kişi,” dedi.

Bir iğne deliğinden iki iplik geçiremezsin. Ancak bir sen iğne deliğinden geçersin. İplik uygun iğneden geçmeye peki ya bir deve? Değil elbette. Deveyi zayıflatmazsın çaba ve güzel işlerden başka bir şeyle.