Yazamazsanız ghostwriter olamayacağınız açıktır ancak yazma yeteneğinizin ve tekniğinizin olması da ghostwriter olabileceğiniz anlamına gelmez.

Ghostwriter dediğimiz kişinin yazma yeteneği vardır ve yazma tekniklerini bilir. Bu yetenek ve beceriyi; bir ücret karşılığında, bir süreliğine, bir başkasına satar.

Bu da şu anlama gelir: Ghostwriter, önce yazma yeteneğini ve becerilerini satabileceği bir müşteri bulmalı sonra da bu müşteriyle anlaşmaya varmalıdır.

Yazma aşamasına gelene kadar katedilen bu uzun ince mesafede ghostwriterın pazarlama ve satış becerileri devrededir.

Ben ghostwriterlığa son derece naif bir giriş yaptım bu yüzden başlangıçta işin ‘’kişisel pazarlama ve satış’’ kısımlarından haberim yoktu. Sonradan farkına vardım bunları.

Mecburen öğrendim paşa paşa. Biraz okuyarak, biraz akıl alarak, biraz gözlemleyerek, biraz deneyip yanılarak.

 

 

Her işte olduğu gibi bu işte de kişisel pazarlamayı ve satışı öğrenip uygulamak zaman alır ve yoğun emek ister.

İş getirecek kişisel bağlantıları oluşturmak, ikna edici bir profesyonel görüntüye sahip olmak, zengin bir referans yelpazesi, projeye özel şık ve etkileyici sunumlar hazırlamak, profesyonel bir konuşmacı olmak, kolay gezilir ve bilgilendirici bir web sayfası ya da blog yapmak, iyi bir öz geçmiş yazmak aklıma ilk gelenler. Tüm bunlar kararlılığın ve sabrın meyvesidir.

Bu noktada, genç arkadaşlarımın yolunda gördüğüm en büyük engeli söyleyeyim hemen: Kişisel pazarlama ve satış yapmaktan utanıp çekiniyorlar.

Profesyonelliklerinin henüz kıvamını bulmamasına bağlıyorum ben bu hali. Çözüm önerisi olarak da tez zamanda duygusal salınımların etkisinden kurtulup egolarını görünmez kılmalarını öneriyorum.

Bir meta üretiyorsunuz ve satıyorsunuz. Müşteriniz sizin ruh eşiniz ya da ikiziniz değildir, çata çat pazarlık yapabilirsiniz. Yazılan kitapla da duygusal bir bağınız yoktur sadece bir süreliğine birinin dış sesi olup duygu ve düşüncelerini aktarmasına yardımcı olacaksınız. Bu bir iştir, iş olarak görülmelidir.

Bir ghostwriter her projede kendini ve niteliklerini yeniden kanıtlar. Bir tür meydan okumadır bu. Hiçbir şey önceden kestirilemez o yüzden cesareti olmayanlara göre değildir ghostwriterlık. Denemek ve seçmek ve sonuçlarını kabullenmek gerekir.

Şunu da hatırlatayım ki günümüzde sanatsal kitaplar yazanların bile arkasında ve önünde onlarca kişi tanıtım ve satış için çalışıyor. Bizim onlardan farkımız, tüm işlerimizi kendimizin yapmak zorunda oluşumuz.

Ayy, ev kadını kimliğim depreşti şimdi birden ve aklıma şu söz geldi:’’Evimin hem hanımı hem hizmetçisiyim.’’ Fena durmadı ya, uydu konsepte sanırsam, mı?!...