Aslında pekâlâ yazılabilir. Öyleyse bunca vatan evladı niye kıvrım kıvrım kıvranır, “Yazamıyorum!” der? Zira…

Niyet yoksa tez yazılmaz.

Öz disiplin yoksa tez yazılmaz.

Öğrenme- araştırma becerisi yoksa tez yazılmaz.

Planlama becerisi yoksa tez yazılmaz.

Yazım becerisi yoksa tez yazılmaz.

Zaman yönetimi bilinmiyorsa tez yazılmaz.

Stres yönetimi bilinmiyorsa tez yazılmaz.

“Bir tez yazmak için bunca şeyi öğrenmek mecburiyetinde miyim? Bu nasıl bir şeydir yaaa?!” şeklindeki itirazlar egonuza ait olup kılavuzu ego olanın gideceği yer bellidir. Akıllı olun, öğrenin ve yapın bence.

Bilgi üretmenin yolu bilimsel araştırma sürecinden geçer. Bu aynı zamanda bir öğrenme sürecidir. Yazmanız gereken tezi, bir soru olarak algılayın. Bu sorunun yanıtı sizden beklenmektedir. Yanıtı bir yerden "kopyala yapıştır" yapıp vermeniz mümkün değildir. Bizzat kendiniz öğrenme sürecinizi belirleyecek, araştırıp inceleyeceksiniz ve aslında bu yola girmeyi becerebilirseniz bunun fevkalade keyifli bir deneyim olduğunu duyumsayacaksınız.

Muhtemelen tüm öğretim hayatınızda “bilginin anlamlı olarak öğrenilmesi” deneyimini yaşamadınız. Tez yazmak bunun için bir fırsattır. Tez yazma deneyiminde kazandığınız araştırma ve problem çözme becerilerinin yaşamınız boyunca işinize yarayacak olması da fazlasıdır.

Niyet; “bir şeyi yapmayı zihninde tasarlama, önceden isteyip düşünme, kendi kendine karar verme, kişinin içindeki bir amaca yönelme istek ve düşüncesi” demek sözlüğün dediğine göre.

“Askere gitmemek, iş bulana kadar boşta kalmamak, kamuda maaşı yükseltmek ve kademe almak, sosyal statü sahibi olmak” tez yazmak için samimi bir niyet anlamı taşır mı? Önce oturup dürüstçe düşünün lütfen, tez yazmaya gerçekten niyetiniz var mı?

Niyetinizden şüpheniz yoksa öz disiplinin tez yazmak için olmazsa olmaz bir içsel kaynak olduğunu hatırlayın. Tez yazmak önünüzde duran aktif bir hedeftir, alışkanlıklarınızın rutinini kırıp tezinize odaklanın.

Bir gün kesin olarak 24 saattir dolayısıyla zamanı arttıramazsınız ama azaltabilirsiniz kendinizi kontrol etmediğiniz takdirde, zaman yiyicilerin de yardımıyla.

Zamanı doğru ve verimli kullanmak için kendinizi yönetmeyi öğrenin. Safraları atarak, zararlı alışkanlıklardan vazgeçerek, öncelikleri belirleyerek karışıklıktan kurtulun ve bu bireysel eylem planınızı yapın ve istikrarlı bir şekilde uygulayın.

“Nasıl yazılacak bu?” sorusu büyük sıkıntı verir. Sıkıntı gerginliğe neden olur. Gerginlik dönüp sıkıntıyı büyütür. Katlana katlana büyüyen bu kısır döngü sizi hiçbir şey yapamaz hale getirir, adeta felç eder.

Burada sıkıntının kaynağı olan “tez yazmak” ortadan kaldırılamayacağına göre kabullenin. Tezi yazmak zorundasınız. Açıkça inkâr etmeseniz bile gayet usturuplu bir şekilde yaptığınız ertelemeleri-ötelemeleri-kaçışları bırakın. Bakış açınızı değiştirin, tezinizi yeniden çerçeveleyin, tez yazmayı kişisel ve entelektüel gelişiminiz için bir fırsat olarak görün. Tezinizi sevin, o sizin düşmanınız değil.

Tez yazmanın ne kadar süreceğini hesaplayamama en büyük handikaptır. Sandığınız kadar uzun bir zamanınız yok. Yapılması gerekenleri madde madde listeleyip organize olun. Hatta kaplumbağa ile tavşanın yarışı öyküsünü cep telefonunuza kapak yapın.

Yazma becerinizi geliştirmeye şekilden başlayın. İmla kurallarını ve noktalama işaretlerini öğrenin.

Bilimsel bir metin yazacaksınız. Tez konunuzun kapsamındaki bilimsel terminolojiyi iyi öğrenin. Uzun ve karmaşık cümlelerle değil basit ve kısa cümlelerle yazın. Yazdıklarınızı yüksek sesle okuyup yanlışları düzeltin. Sonra tekrar okuyup tekrar düzeltin.

Tüm bunların ancak uzun okumalar paralelinde olabileceğini de bilin. Okumadan hiçbir şey yazamazsınız.

Ve en önemlisi tez yazmayı çok da abartmayın, haybeye yorulursunuz. Sizden yeni bir icat ya da keşif istemiyorlar. Zaten icat edilmiş / keşfedilmiş olan mevcut bilgi yığınının içinden çok küçük bir kısmını alıp önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde yeniden düzenlemenizi istiyorlar. Basit aslında. “En güzel, güzelin düşmanıdır” bunu da unutmayın.