İran’da biyografisi yazılan ilk kadın şair; bilinçli bir öznenin taze ve dinamik duyumsamaları; kendine, çevresine ve evrene kadınca bakarak bunları birbiriyle ilişkilendirmeyi başarıyla gerçekleştirme; zıtlıkları ve zıtlıklardan doğan çatışmayı estetik yaşantı oluşturacak şekilde yansıtma; cesur sosyal ve politik mesajlar, şiirsel düşgücü, akıcı ve sade bir ifade. Tüm bunlar onu İran’daki diğer şairlerden farklı kılar; Fars şiirinde son elli yılın en önemli temsilcisi Furûğ-e Ferruhzâd’dır. “Bir Başka Doğuş” bu yüzden seçildi ve çevrildi.

İlginç bir insan olan ve sıradışı bir hayat yaşayan Ferruhzâd çok yönlü bir sanatçı. Şair, ressam, çevirmen, tiyatro oyuncusu, senarist. Gittikçe derinleşen ve yoğunlaşan bir sanat anlayışı var. Zengin yaşantılarının sanatını beslediği ya da tam tersi sanatçı duyarlılığının zengin yaşantılara sebep olduğunu söyleyebiliriz. Sanat nesnesi kendi içinde organik bir birlik oluştursa da yaratıcısının izlerini taşır. Yaratıcı da ülkesinin. Mevcut sosyal sisteme meydan okuyan ve tüm engellemelere rağmen yaratıcı yeteneklerini ortaya koymayı başaran Femıhzâd’ın model oluşturabilecek yaşam öyküsünün de bilinmesini istedik.

Çeviride kimi zaman Türkçe’deki alışılmış kullanımlardan uzaklaşmak pahasına da olsa şiirlerin orijinalindeki dil dokusu aynen aktarılmaya çalışıldı. Çünkü Ferruhzâd’a özgü bu dil kurgusu, okuyucunun algılamasına göre farklı okumalara izin vermektedir.

Kelime seçiminde eski veya yeni Türkçe ayınmı yapılmadı. Bu bir tutarsızlık gibi görünse de aslında yine şiirlerin orijinalindeki zengin sessel ve imgesel çağrışımları yok etmemek adınadır.

Her çeviri, özgün yapıttan farklı olarak ikinci bir kişinin -çevirmenin- yorumunu yansıtır. Yorumlamanın özgünlüğü aşındırmaması için -çevirmenin duyarlılığı elverdiği ölçüde- büyük çaba gösterildi.

 

Hatice Gülcan Topkaya