Ey geceyi rüyasıyla renklendiren

Sineyi beraberliğin ıtırıyla ağırlaştıran

Ey gözlerimde kendini yayıp açan

Kederden çok mutluluk bağışlayan

Toprağı yıkayan yağmur gibi

Varlığımı bulaşmışlardan temizleyen

 

Ey yanan bedenimin çarpıntıları

Kirpiklerimin gölgesindeki ateş

Ey buğday tarlalarından daha çok

Ey altın renkli başaklardan daha dolu

Ey güneşlere kapı açan

Karanlık tereddütlerin hücumunda

Seninle beraberken dertten yana korku yok

Varsa da eğer, mutluluğumun derdinden başka bir şey değil

 

Bu daralan gönlüm ve bu ışığın yükü?

Hayatın hayhuyu bir mezarın içinde?

 

Gözleri yeşil bahçem

Gözlerinin ateşli ışığı gözlerime vurdu

Bundan önce eğer elimde olsa

Herkesi sen sanmazdım

 

İstemek derdi karanlık derttir

Gitmek ve boş yere kendini tüketmek

Başını yaslamak kararmış gönüllere

Kinlerin kirine bulaşmış sinelere

Bulmak yılanın zehrini bir okşamada

Bulmak sevgililerin dudaklarında zehri

Altın koymak hırsızların avuçlarına

Kaybolmak geniş pazarlarda

 

Ah, ey canımla karışmış

Ey beni mezarımdan çıkaran

Yıldız gibi, altından bir çift kanatla

Göğün ıraklarından gelen

Yalnızlığım sende dindi

Vücudum kucaklaşmanın kokusuna tutuldu

Gönlümün kuru nehrini suyun  

Damarlarımın yatağını selin kapladı

Böylesine karanlık ve soğuk bir dünyada

Adımların adımlarımla yoldaş

 

Ey tenimin altında gizlenen

Kan gibi tenimde kaynayan

Saçlarımı okşayarak yakan

Ah, ey gömleğime yabancı

Tenimin yeşilliklerine aşina

Ah, ey gurubsuz parlak şafak

Güney ülkelerinin güneşi

Ah, ah ey seher vaktinden daha mutlu

Baharlardan daha taze, daha nemli

Artık aşk değil bu, bu şaşkınlık

 

Sessiz karanlıktaki bir şamdan

Aşk gönlümde yandığında

İsteklerle saçıldı baştan aşağı bende

 

Bu artık ben değilim, değilim

Yazıklar olsun kendimle yaşadığım o ömre öpüşünün öpücüklüğü dudaklarım

Gözlerim öpüşünün yolunu bekliyor

Ey tenimdeki lezzet sarsılmaları

Ey vücudunun hatları gömleğim

İstiyorum açılayım da

Mutluluğum bir an bulaşsın kedere

Ah, yerimden kalkayım da

Bir bulut gibi ağlayayım hıçkırıklarla

Bu daralmış gönlüm ve bu ud dumanı

Gece ülkesinde, harpın mızrapları

Bu boş feza ve uçuşmalar

Bu sessiz gece ve bu sesler

 

Ey bakışları sihir yüklü ninniler olan

Kararsız çocukların beşiği

Ey nefesleri uykusuz meltem olan

Benden ızdırabın izlerini silen

Yarınlarımın gülüşünde saklanmış

Dünyamın derinliklerine inen

Ey beni şiirin coşkusuyla tanıştıran

Şiirime bunca ateşi döken

Aşk ateşi gibi yaktın beni böyle

Kuşkusuz şiirimi ateşe attın