Uyku uyku uyku

Dinlenme

Sıcak kumların üstünde

Güneşin keskin ışıkları altında

 

Yarı açık göz kapaklarımla

Yorgun gönlüm bakıyordu:

Islak saçlarımın ırmağı

Göğsünün üstünde akıyordu

Teninin yerli kokusu

Tenimde esiyordu

Yorgun gönül bakıyordu

Gökyüzü yüzüne doğru eğilmişti

Eli kızgın kumların içinde

Kırık sedef parçalarıyla

Beyaz bir çizgi çekiyordu belli belirsiz

 

Seviyorum onu...

Tohumun ışığı

Tarlaların rüzgârı

Kayığın dalgayı

Ya da kuşun tepeyi

Sevdiği gibi

 

Yarı açık göz kapaklarımla

Yorgun gönlüm bakıyordu

Keşke sessizce ve zevkle

Kollarımda

Toprak olsaydın

Sessizce ve zevkle

 

Kollarımda

Saçlarımın gölgesinde

Bir an çekiyordu seni

Genç vücudumun susuz toprağı

Güzel bir yağmur gibi

Veya ayın bir okşaması gibi

Keşke toprak olsaydın...

Bir başka vücut

Uzak günlerin hücumunda

Senden renk ve koku almıyordu

Tenine alışmıyordu

Başka bir kadın

Göğsünde dinlenmiyordu

Evine koşmuyordu

Kalbinin sesini duymuyordu

Yarı açık göz kapaklarından

Yorgun gönlüm bakıyordu

Dalgalar gibi sen kenarımdan çekiliyordun

Tekrar çekiliyordun

Ufkun kurşuni çizgisinde 

Bir ışık izi oluyordun

 

Neyle yapılabilir

Aşkı sonsuzluk ipine çekmek

Hangi öpüşle, hangi dudakla

Hangi anda, hangi gece

 

Yok olan ben gibi

Günler gibi

Mevsimler gibi

Yuvalar gibi

Evlerin damında kar gibi

O da sonunda

Gölgelerde tozlanıyor

Eski bir resim gibi

Karardıkça kararıyor

 

Hangi kanatla yapılabilir

Zamanın ve soğuk rüzgârların afetinden kaçmak

Hangi gözyaşıyla yapılabilir

Zamanın inatçı bakışına perde çekmek

Hangi elle yapılabilir

Aşkı sonsuzluk ipine çekmek

Hangi elle

 

Uyku uyku uyku

O dinleniyor

Sıcak kumların üstünde

Güneşin keskin ışıkları altında

                                           (Ölümünden önceki son şiiri)